Erbakan’lar ve miras
Duydum ki, miras kavgası yakınmış. İlk şirket ve mallar paylaşılmaya başlanmış, ilk mağdurlar ortaya çıkmaya başlamış. En geç seçimlerden sonra basından geniş bir şekilde takip ederiz herhalde.
Duydum ki, miras kavgası yakınmış. İlk şirket ve mallar paylaşılmaya başlanmış, ilk mağdurlar ortaya çıkmaya başlamış. En geç seçimlerden sonra basından geniş bir şekilde takip ederiz herhalde.
Bakalım Hoca devlet’e olan borcuna ne kadar sadık olabilcek. Sadakat söylemleri hep başkaları sadık olmaları gerektiği sürece kolaydır. Artık Hoca’yı göreceğiz, kendisi ne kadar sadık? Kendisine lider olarak bakan insanlara karşı ne sadakat, nede vefa duygusu taşıdığını biliyoruz. Ulusalcı çizgi müntesibi olarak, bakalım devlete ne kadar sadık!!
Saltanat mi oligarsi mi, hangisi acaba bizim Sadakat-perver dostlarimizin Milli Görüs icin uygun gördükleri sistem.
Hem bu meseleyi biz niye uzatiyoruzki? Yapalim büyük Fatih Erbakan’i Genel Baskan, Elif hanim da olsun Partinin ve bilumum yan kurulusun muhasibi, ortada para ve mal varligi namina da ne varsa devredelim Hoca’nin üstüne, hoca da rahat etsin, bizde.
Bu kaçıncı diye sormak geliyor insanın içinden. Kaçıncı sefer Hoca özelde bu hareketin, genelde islami hareketin önünü kesiyor.
Şöyle bir gözümüzün önünden geçirelim bakalım, vardır bir hikmeti, vardır hocanın bir bildiği dediğimiz zamanları. Demekki hocanın özelde bildiği bir şey yokmuş, herşey apaçık gözümüzün önündeymiş her zaman. Ama, biz görmek istemiyormuşuz.
Bazılarımız erken uyandı bu rüyadan, bazılarımızda bu rüya biraz daha uzun sürdü, bazılarımız ise hala sadakat sadakat diye hala uyanmamak için direnmekte.
Bakalım, son uyanan ne zaman uyanacak.
Numan Kurtulmuş Başkanlığa seçildi, Erbakan’ın listesinde yeller esiyor.
Sadakat söylemleri ile hertürlü gelişimi ve eleştiriyi susturmak isteyen kardeşlerimizi bunu sormak isterim. Sadık olmak için kör mü olmak gerekiyor?
Sadık olmak için herşeye, her türlü zulme, her türlü haksızlığa, her türlü saltanat şakşakcılığına göz yummak mı gerekiyor.
Sadık olabilmek için ahiretimizi pazarlık konusu edebilirmiyiz?
Sadık olmak için Hakkı ve Adaleti çiğneyebilirmiyiz?
Sadık olalım derken, İslam’ı ayaklar altına alabilirmiyiz?